Kamulaştırmasız El Atma Davalarında Uzlaşma
İdareler, bugün işin kamulaştırmasız el atma teşkil eden eylemlerinden dolayı yüksek miktarlı tazminat davalarıyla karşı karşıya kalmakta ve mahkemeler, bu davalar sonucunda idareleri yüklü miktarda tazminat ödemeye mahkum etmektedirler. idareler bir yandan yüksek miktarlı tazminatlar öderken bir yanda da gerek hukuka aykırı kamulaştırmalarla gerekse imar mevzuatından kaynaklanan uygulamalarla özel mülkiyete konu taşınmazlara el atmakta ve hak kayıplarına neden olmaya devam etmektedirler. O halde idarelerin yürürlükte bulunan mevzuat çerçevesinde daha bir şok davayla karşı karşıya kalacağını ve uzunca bir süre daha yüklü miktarlarda tazminatları ödemeye mahkum edileceğini rahatlıkla söyleyebilmekteyiz. ödemek zorunda oldukları tazminatlar idare bütçelerinin ciddi biçimde sarsmakta ve çoğu zaman idareler bu tazminatları zamanında ödeyememektedirler. Bu durumun idareler aşısından büyük sorun teşkil ettiği aşikardır. Fakat hukuk devleti ilkesi gereğidir ki idareler yol aşmış oldukları hak kayıplarını en azından tazmin etmek zorundadırlar. Hal böyle olunca idare, kendisine karşı aşılacak tazminat davalarının sayısını azaltmak amacıyla, taşınmazına hukuka aykırı bir şekilde el atmış olduğu hak sahiplerinin dava aşmadan önce kendisi ile masaya oturmasını istemektedir. Uzlaşma olarak adlandırılan bu yöntemle idareler hak sahiplerine düşük miktarda tazminatlar ödemeyi teklif etmekte ve bu şekilde hukuka aykırılığı ortadan kaldırarak aşılacak davaların önüne geçmeyi hedeflemektedirler. Uzlaşma şartının değerlendirilmesinin yapılabilmesi işin el atma tarihinin belirlenmiş olması gerekmektedir. öyle ki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu 1956 ila 1983 tarihleri arasında meydana gelen el atmalara karşı başvurulması gereken yolları düzenlemiş bulunmaktadır. Bu gün işin yürürlükte bulunan mevzuat çerçevesinde, 1983 sonrası el atmalar işin aşılan tazminat davaları yargı içtihatları ve genel hukuk kuralları ile çözüme kavuşturulmaktadır. EL ATMANIN 4/11/1983 TARİHİNDEN ÖNCE GERÇEKLEŞTİĞİ DURUMLARDA UZLAŞMA DAVA ŞARTININ DEĞERLENDİRİLMESİ 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun Kamulaştırılmaksızın kamu hizmetine ayrılan taşınmazların bedel tespiti başlıklı Geçici 6. Maddesi ile 9/10/1956 tarihi ile 4/11/1983 tarihi arasında meydana gelen el atmalar sebebiyle aşılacak tazminat davalarında uzlaşmayı özel bir dava şartı olarak belirlenmiştir. Kamulaştırılmaksızın kamu hizmetine ayrılan taşınmazların bedel tespiti
Geçici Madde 6 : Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiş yapılmamış olmasına rağmen 9/10/1956 tarihi ile 4/11/1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle, mülkiyet hakkından doğan talepler, bedel talep edilmesi halinde bedel tespiti ve diğer işlemler bu madde hükümlerine göre yapılır. Bu maddeye göre yapılacak işlemlerde öncelikle uzlaşma usulünün uygulanması dava şartıdır. Madde metninde açıkça yer aldığı üzere ve tam bir hukuk garabeti diyebileceğimiz bu düzenleme ile hak arama hürriyetinin sınırları daraltılmıştır. Hali hazırda elinde bulunan kamu gücünü, hukuka aykırı biçimde kullanarak özel hukuk kişilerinin mülkiyet hakkına tecavüz eden idareye karşı bu hüküm karşısında uzlaşma görüşmeleri yapmadan dava aşmak mümkün olmayacaktır. Bugün işin bu durumun 9/10/1956 tarihi ile 4/11/198 tarihleri arasında meydana gelen el atmalar işin geçerli olduğunu söylesek de, idarenin bugüne kadar takınmış olduğu tutum karşısında, yakın zamanda bu durumun değişeceğini ve 9/10/1956 tarihinden günümüze kadar meydana gelmiş el atmalardan dolayı aşılacak kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davaları işin uzlaşma başvurusunun özel bir dava şartı haline getirileceğini düşünmekteyim. EL ATMANIN 4/11/1983 TARİHİNDEN SONRA GERÇEKLEŞTİĞİ DURUMLARDA UZLAŞMA ŞARTININ DEĞERLENDİRİLMESİ Kamulaştırma Kanunu tarafından taşınmaza el atma tarihini esas alan ayrım mahiyeti itibari ile hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmasa da Yüksek Yargı tarafından verilen tararlar sonucunda hukuk sistemimiz içerisinde yerleşik hale gelmiştir. Anayasa Mahkemesi ise Kamulaştırma Kanunu’nda değişiklik öngören yasaların Anayasaya aykırılık iddiası ile incelediği dosyalar sonucunda Kamulaştırma Kanunu tarafından yapılan bu ayrımın istisnai nitelikte olduğunu ve Anayasaya aykırı olmadığı sonucuna varmıştır. Yukarıda bahsi geçtiği üzere idareler kamulaştırmasız el atma teşkil eden işlem ve eylemlerinden dolayı mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan ve bunun sonucunda ciddi hak kayıplarına uğramış özel veya tüzel kişilere tazminat ödemek istememektedirler. idarelerin bu tutumu 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6487 Sayılı torba yasanın 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nunda değişiklik öngören maddelerinde açıkça kendini göstermiştir. 6487 sayılı yasanın 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nda değişiklik öngören maddeleri usul ve esas itibari ile Anayasal özgürlük ve hakların yanında günümüzün uluslararası hukuk normlarını hiçe sayan, bu normları görmezden gelen düzenlemeler içermektedir. Hukuk garabetleri ile dolu 6487 sayılı torba yasa ile kamulaştırmasız el atma davalarında el atma tarihini esas alan ayrım ortadan kaldırılmış ve 1983 sonrası el atmalar, istisnai nitelikte olan 1956 -1983 tarihli el atmalarla aynı düzenlemeye tabi tutulmuştur. Bir önceki konumuzda açıklandığı üzere 1956 ile 1983 tarihleri arasında gerçekleşen el atmalara karşı aşılacak kamulaştırmasız el atma davalarında uzlaşma başvurusu özel bir dava şartıdır. 6487 Sayılı yasa ile getirilen düzenleme sonucunda, istisnai nitelikte olan bu düzenleme genel bir hukuk kuralı haline getirilmiş ve 1956 tarihinden günümüze meydana gelen kamulaştırmasız el atmalara karşı aşılacak tazminat davalarında uzlaşma özel bir dava şartı halini almıştır. Nitekim yasanın yürürlüğe girmesinden hemen sonra gerek mahkemeler aracılığıyla gerekse bireysel başvuru yolu ile Anayasa Mahkemesi’ne 6487 Sayılı torba yasanın bazı maddelerinin Anayasa’ya aykırılığı iddiası ile başvurularda bulunulmuş ve Kasım 2014’de nihayet Anayasa Mahkemesi 6487 Sayılı torba yasanın bazı maddelerini iptal etmiştir. Günümüzde yürürlükte bulunan mevzuat uygulamasına baktığımızda 1983 tarihi sonrasında meydana gelen fiili el atmalardan kaynaklanan kamulaştırmasız el atma davalarında uzlaşma özel bir dava şartı değildir.


